(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Dairemize intikal eden aynı yöreden gelen kamulaştırma dosyalarından Urla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/289 esas-2012/308 karar sayılı dosyasının incelenmesinde bilirkişi kurulunca bir yıl buğday üç yıl kavun münavebesi alındığı halde, eldeki bu dosyada bir yıl buğday bir yıl kavun münavebesi üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Aynı kamulaştırma kapsamında aynı bölgedeki taşınmazlarda yeknesaklığın sağlanması için aynı münavebinin değerlendirmeye alınması gerekirken, gerekçesi gösterilmeden farklı münavebenin alınması suretiyle değer belirlenmesi,
2- 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bilirkişilerce -aynı Kanunun 11. maddesinin (f) bendi hükmü gözetilerek- yapılacak değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas tutulacağı öngörülmüştür. Buna göre dava tarihi olan 2011 yılına ait verilerin esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken, bilirkişi kurulunca henüz 2011 yılına ait verilerin oluşmadığı gerekçesiyle taşınmazın değerlendirilmesinde 2010 yılı verilerinin esas alınması,
3- Dava konusu taşınmazın konumu, bilirkişi raporlarında yazılı özellikleri göz önünde bulundurulduğunda objektif değer artırıcı unsur oranının %100 olacağı gözetilmeden %50 oranı alınması suretiyle kamulaştırma bedeli tespit eden bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması,
4- Kabule göre de; bilirkişi kurulunca hazırlanan raporda hesap hatası yapılmak suretiyle kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istenmesi halinde temyiz edenlere iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy