(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Bilirkişi kurulunca somut emsal alınan Hayrullah Mahallesi 1835 ada 14 parselin davaya konu taşınmazla karşılaştırılması sonucunda, davaya konu taşınmazla emsal taşınmazın aynı değerde olduğu kabul edilmiş ise de; 2942 Sayılı Kanunun 11. maddesinin (d) bendi gereğince emlak vergi değerlerinin de davaya konu taşınmazla emsalin karşılaştırılmasında göz önünde tutulması gerektiğinden, davaya konu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m2 değerlerinin oranıyla bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir. Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen kayıtlara göre, davaya konu taşınmazın emlak vergisine esas asgari m2 değerinin emsal alınan taşınmazın asgari m2 değerinden daha düşük olduğu anlaşılmıştır. Emlak vergi değerleri emsal olarak alınan taşınmazla davaya konu taşınmazın aynı değerde olmadığını göstermektedir. Buna göre davaya konu taşınmazın en fazla emsal eşdeğer olduğunun tespiti gerekirken, davaya konu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde yeterli, inandırıcı ve somut gerekçelere de dayandırılmayan rapora dayanılarak hüküm kurulmuş olması,
2- Aynı kamulaştırma sebebiyle aynı mahalledeki 1447 ada 24 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan ve karara bağlanıp Dairemizce incelenen Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/91 Esas-2012/392 Karar (Dairenin 2013/9529 Esas-2013/10514 Karar) sayılı dava dosyasında, aynı değerlendirme tarihi itibariyle 230 TL/m2 değer tespit edilmiş olup, davaya konu taşınmazın bu taşınmazdan daha üstün özellikleri olduğuna dair bir saptama yapılmadan m2sinin 500 TL olarak belirlenmesi,
3- Kamulaştırılan taşınmazın üzerinde yapı bulunması halinde bu yapının değeri, değerlendirme tarihi itibarıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayımlanan yapı yaklaşık birim fiyat listesine göre belirlenir. 2942 Sayılı Kanunun 15. maddesinin son fıkrasına göre bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün esas tutulur. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, yapı birim fiyatlarının yılın tamamında geçerli olmak üzere saptandığı ve davaya konu yapı için idarece belgelerin mahkemeye verildiği tarih olan 2011 yılı birim fiyat listesine göre değerlendirme yapılması gerekirken, 2012 yılı birim fiyat listesine göre değerlendirme yapılmış olması,
4- Mahkemece bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faiziyle davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, işlemiş faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiş olması, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istenmesi halinde temyiz edenlere iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy