(634 S. K. m. 35, 38) (818 S. K. m. 321, 390)
Dava: Dava dilekçesinde, eski yönetici olan davalının sorumluluğundan kaynaklanan 7.040,00 TL tazminatın davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; eski yönetici olan davalının, kendi döneminde çatı onarımını eksik ve usulsüz yaptırdığını, ilaçlama yaptırmadığı halde parasını ödediğini, kat maliklerinin rızasını almadan ortak yerlere imalatlar yaptırdığını, gereksiz işler için yükleniciye para ödendiğini, böylece apartmana 7.040,00 TL zarar verdiğini ileri sürerek bu bedelin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 38. maddesi hükmüne göre yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur. Borçlar Yasasının 390. ve 321. maddeleri gereğince vekilin sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin hükümlere tabidir. Vekil, müvekkile karşı vekalet görevini iyi bir biçimde yerine getirme ve yüklendiği işi özenle ifa etmekle yükümlüdür. Buna göre vekil kasıt veya ihmal ya da özensizlik ile müvekkile verdiği zarardan sorumludur. Yönetici, kat maliklerinin vekili sıfatıyla ve ayrıca Kat Mülkiyeti Yasasının 35. maddesinde belirtilen görevleri yerine getirirken özenli davranmak zorundadır. Kişisel kusuru yüzünden kat malikleri bir zarar görmüş ise yönetici bundan kişisel olarak sorumlu tutulmalıdır.
Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının yönetici olduğu dönemde yapılan, apartmanın çatısında ve diğer ortak yerlerindeki onarım ve işlere ilişkin sözleşmede belirtilen iş ve imalatların yapıldığı ve herhangi bir eksiklik tespit edilmediği belirtilmiş, davacının dava dilekçesindeki diğer talepleri ve iddiaları hakkında bir kanaat bildirilmemiştir. Buna göre mahkemece tarafların tüm delilleri toplanarak anataşınmaza ait bütün defter, fatura, harcama makbuzları vs. gibi belgeler temin edilip uzman bilirkişilerce davalının yönetici olduğu dönemde elde edilen gelirler ve giderler karşılaştırılıp, yapılan işler ile ödemelerin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı tespit edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy