(6098 S. K. m. 58) (818 S. K. m. 49) (634 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde, davalıya ait bağımsız bölümden kaynaklanan su akıntısı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların maliki oldukları bağımsız bölümün üst katında bulunan ve davalının maliki olduğu bağımsız bölümün teras ve balkon kısımlarından kaynaklanan su akıntısından dolayı uğradıkları zarar nedeniyle her bir davacı için 25.000,00'er TL'den 50.000,00 TL manevi tazminatın 26.12.2006 tarihinden itibaren, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davacı G. B. için 1000,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili istenilmiş, yargılama aşamasında davacı taraf davasını ıslah ederek maddi tazminat miktarını 11.202,50 TL'ye yükseltmiş, mahkemece maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
818 Sayılı Borçlar Kanununun 49. maddesi (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 58. maddesi) uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için, davalının kusurlu davranışı sonucu davacıların kişilik haklarının saldırıya uğraması gerekir. Somut olayda davalının bağımsız bölümündeki su akıntısından dolayı davacıların dairesinde oluşan hasar ve zararın davacıların kişilik haklarına yönelik bir özelliği bulunmayıp doğrudan doğruya malvarlığı (mülkiyet) hakkına tecavüz niteliği taşıdığı ve 634 sayılı Yasanın 19. maddesinin son fıkrasına göre salt maddi tazminatı gerektirebileceği gözetilmeden, maddi tazminatın yanında ayrıca manevi tazminata da hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 16.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy