(634 S. K. m. 66)
Dava: Dava dilekçesinde, itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, birden çok parsel üzerinde kurulu sitede, ortak gider alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile tapu kayıtlarının incelenmesinden; davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve 5711 Sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanunu'na eklenen 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediğine göre dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK nun hükümleri uyarınca davanın değeri dikkate alınıp site ortak giderlerinin tahsili amacıyla yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali davasında Kat Mülkiyeti Kanunu'nun değil genel hükümlerin uygulanması, dolayısıyla görev hususunun da genel hükümler çerçevesinde belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Hukuki uyuşmazlıklarda asliye mahkemelerinin görevi asıl sulh mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye mahkemesinde görülür. Bu durumda mahkemece; asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddi yerine davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy