(2942 S. K. m. 17, 38, Geç. m. 6)
Dava: Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el koyma sebebiyle tazminat, birleşen davada Kamulaştırma Kanunu'nun 17. maddesi gereğince tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde, davacıların murisi Ö. P. adına kayıtlı iken kendilerine intikal eden Çoğulhan Kasabası 458 parsel numaralı taşınmazın tamamı ile 456 parselin ifrazıyla oluşan ve 1/2 paya sahip oldukları 1135 parsel numaralı taşınmaza davalı idarece el konulduğunu, üzerine sosyal site yapıldığını, kamulaştırma işleminin tamamlanmadığını ileri sürerek tapu devri karşılığında fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak üzere 73.150,00 TL.nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesiyle talebini 355.507,29 TL.nin tahsili yönünde artırmıştır. Davalı vekili de cevap dilekçesi ve eldeki davayla birleştirilen Afşin Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/32 Esas-2007/413 Karar sayılı dosyada mevcut dava dilekçesinde, davaya konu edilen taşınmazların termik santral sosyal sitesi olarak 5.9.1974 tarihinde kamulaştırdığını, 29.3.1978 yılında yüklenici firmayla yer teslim sözleşmesinin yapılıp el atıldığını, 1982 yılında inşaatların bitirilip teslim alındığını, kamulaştırma bedelinin ödendiğini ve kamulaştırmanın kesinleştiğini beyanla asıl davanın reddini, davaya konu (456 parselden ifrazen oluşan) 1135 parsel numaralı taşınmazın ise Kamulaştırma Kanunu'nun 17. maddesi gereğince tapu kaydının iptaliyle idare adına tescilini istemiş, mahkemece davaya konu taşınmazlara davalı idarece usulsüz şekilde el atıldığı ve idarenin Kamulaştırma Kanunu'nun 38. maddesine dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açma imkanının kalmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davanın kabulüyle 355.507,29 TL tazminatın dava tarihinden yasal faiziyle tahsiline, taşınmazların idare adına tesciline karar verilmiştir.
1-) Kamulaştırılan taşınmazın 2942 Sayılı Kanunun 17. maddesine göre kamulaştırmayı yapan idare adına tescili için, öncelikle kamulaştırma kararının ve diğer ilgili belgelerin taşınmazın malikine veya maliklerine yöntemince tebliğ edilmiş olması gerekir. Taşınmaz sahibi, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı süresinde idari ve adli yargıya başvurmamış veya bu konuda açılan davalar kesin olarak sonuçlanmış olmasına karşın, tapuda ferağ vermediği takdirde; idare, takdir edilen ve dava açılmış olması halinde artırılan kamulaştırma bedelinin ve ferilerinin tamamını hak sahibi adına ulusal bankalardan birine yatırarak makbuzu ilgili belge örnekleriyle birlikte mahkemeye vererek taşınmazın adına tescilini isteyebilir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davaya konu taşınmazların 5.9.1974 tarihinde davalı idarece kamulaştırıldığı, kıymet takdirlerinin yapıldığı, kamulaştırma kararının davacıların ve birleşen dosya davalılarının murislerinden Ö. P.'a 13.1.1976 ve 10.5.1976 yılında, V. Y.'la O. Y.'a 10.5.1976'da usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davaya konu (456 numaralı parselden ifraz edilen) 1135 numaralı parselin kamulaştırılan 84330 m2 sinin 1/2 payına karşılık 53.971,2 TL.nin Ö. P. adına, 1/4'er paylarına düşen 10.541,25'er TL miktarın ise V. Y.'la O. Y. adına ve yine davaya konu 458 parselden kamulaştırılan 28379 m2'lik alan için 26.960,05 TL.nin de Ö. P. adına 2.2.1976 yılında bankaya yatırıldığı, adı geçen murislerin bedelin ödenmesi istemli dilekçeleri üzerine idarenin bankaya yazdığı 26.5.1976 tarihli yazı ile hak sahiplerine 30.4.1976 tarihinde Ankara 14. Noterliği aracılığıyla gönderilen son tebligattaki bedellerin ödenmesini istediği, mahkeme tarafından yapılan araştırmada kamulaştırma işlemine karşı süresinde idari ve adli yargıya başvurulmadığı gibi bedel artırım davası açmak için kamulaştırma kararının tebliğ tarihinden itibaren yasada öngörülen 30 günlük hak düşürücü sürenin de geçirilmiş olduğu, böylece kamulaştırma işleminin kesinleştiği ve dolayısıyla 2942 Sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen kamulaştırmanın tamamlanmış olması koşulunun gerçekleştiği anlaşıldığından bu durumda mahkemece yukarda sözü edilen kamulaştırılan alanlar yönünden kamulaştırmasız el atma sebebiyle açılan tazminat davasının reddine, Kamulaştırma Kanunu'nun 17. maddesine göre 1135 parsel numaralı (456'dan ifrazlı) taşınmazın tapusunun iptali ve tescili istemiyle açılan birleşen davanın ise kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Birleşen davada davaya dahil edilen V. Y. mirasçıları olan davalılar H. Y., A. Y., Ö. Y., H. B., D. Ç., Y. K., S. K., S. K., S. K. ve M. K.'un karar başlığında adlarının yazılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
3-) Davaya konu 458 parsel numaralı taşınmaz ise tapu kaydında 31500 m2 olup, asıl davanın davalısı (birleşen davada davacı) EÜAŞ tarafından bu taşınmazın 28379 m2'sinin kamulaştırılmasına dair davacılar murisi adına çıkartılan tebligata düşülen şerhten 458 parsel sayılı taşınmazın 3121 m2'lik bölümünün Afşin-Elbistan Karayolu sebebiyle istimlak edildiğinin yazılı olduğu anlaşılmakla, bu hususun mahkemece araştırılarak bu alanın varsa kamulaştırılmasına dair tüm bilgi ve belgelerin getirtilip varsa kamulaştırma işleminin kesinleşip kesinleşmediğinin, kamulaştırması hiç yapılmamış veya kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış olmasına karşın fiilen kamu hizmetine ayrılmak veya kamu yararına dair bir ihtiyaca tahsis edilmek suretiyle davalı idarece el atılıp atılmadığının saptanması, davalı idarece sözü edilen alana el atılmış ise hangi tarihte el atıldığının idareden, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Geçici 6. madde hükümleri uyarınca kamulaştırmasız el atıldığı iddia edilen 3121 m2'lik alanla ilgili asıl davanın davacılarının uzlaşma yolunu kullanmak için davalı idareye müracaat edip etmediğinin, başvurmuşsa idarece ne gibi işlem yapıldığının taraflardan sorulması ve dolayısıyla 6487 Sayılı Yasayla değiştirilen 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesi doğrultusunda işlem yapılması için 458 parsel numaralı taşınmaz yönünden de mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy