(1086 S. K. m. 428) (4721 S. K. m. 403)
Dava: Dava dilekçesinde, kayyım atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, açtığı ortaklığın giderilmesi davasında hissedar S. kızı Z.'ye kayyım atanması için süre verildiğini belirterek kayyım atanmasını istemiş, mahkemece dava kabul edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve kadastro tespit tutanağı kapsamından, tespitin tapuya dayalı olarak yapıldığı, taşınmaz mutasarrıfı Ş.'nin ölümüyle taşınmazın eşi H. ile çocukları Z., İ. N. ve M.'e kaldığı, hakkında dava açılan Z. ile İ. N.'nin kardeş olduğu, H. hissesinin İ. N.'ya intikal ettiği, İ. N.'nin intikal eden ve kendi hissesini sattığı anlaşılmaktadır. Mahkemece tapu müdürlüğünden İ. N.'nin satış işlemleri, dayanak belgeleri, kimlik bilgileri de getirildikten sonra kardeşi Z.'nin kayıtlarının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy