(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 20, 22)
Dava: Dava dilekçesinde, itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının kendisi hakkında 4.130,00 TL alacağın tahsili için yapılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece elbirliği mülkiyetinde paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olduğu, maliklerin tamamına yöneltilmeyen takip ve dava yerinde değilse de davalı vekilin bilirkişi raporunda belirlenen değeri kabul ettiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dosya içindeki bilgi ve belgelerin ve özellikle bilirkişi raporunun incelenmesinde; takibe konu alacakla ilgili olarak 10.11.2009 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında yapılacak tadilatlar ve ödenecek bedel ödeme zamanının belirlendiği, 19.2.2010 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında ise apartman tadilat işlemleri için daire başına 3.500 TL+KDV'nin Ekim 2009 - Nisan 2010 tarihleri arasında ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu anataşınmaza mantolama ve çatı onarımı yapılması ve ödenecek miktar kat malikleri kurulu kararlarıyla belirlenmiş olup, bu kararlar yöntemine uygun şekilde iptal edilmemiştir. Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesi gereğince tüm kat malikleri anataşınmazın bakım ve onarım giderlerine katılmak zorundadır. Kat Mülkiyeti Kanununun 22. maddesi gereğince bu giderlerden bağımsız bölümden devamlı surette faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı hem bağımsız bölümün tapu kayıt malikinin mirasçısı hem de bu bağımsız bölümden sürekli yararlanan durumundadır. Açıklanan sebeplerle kat malikleri kurulunca belirlenen miktarlar varsa ödemeleri dikkate alınarak davacının borcu hesaplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Dava konusu alacağın kat malikleri kurulunca belirlenmiş belirli ve likit bir alacak olduğu dikkate alınmadan hesaplamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy