(2942 S. K. m. 38) (6830 S. K. m. 17, 23) (YHGK 13.07.2005 T. 2005/12-462 E. 2005/454 K.)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 18.12.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
BALIKESİR
2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2011/276
KARAR NO: 2013/19
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 08/07/2011
KARAR TARİHİ:22/01/2013
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; TALEP: Davacı vekili duruşmada da tekrar ettiği 08/07/2011 tarihli dilekçesi ile; davalının müvekkilinin Balıkesir Merkez, Gümüşçeşme Mah. Çakmak Mevkiinde kain (şu an Sebzeciler Toptancı Hali olarak kullanılan) 610 ada 78 parsel sayılı 7447 m2 taşınmazı Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1978/948 Esas 917 Karar sayılı ilamı ile kesin olarak Küçük Sanayi Sitesi Tesisi için kamulaştırılmasına karar verildiğini, taşınmazın 15/06/1988 tarih ve 5683 yevmiye nosu ile davalı adına tescilinin yapıldığını, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin söz konusu kararı ile dava konusu taşınmazın o günün şartlarında değerinin 99.785TL.olarak tespit edilerek kararın kesin olarak hükme bağlandığını, taşınmaz tespit edilen kamulaştırma bedelinin müvekkiline bugüne kadar ödenmediğini, müvekkiline mahkeme kararı tebliğ edilmediği gibi kamulaştırma bedeli ile ilgili de herhangi bir bilgi ve tebligatın yapılmadığını, Kamulaştırma Kanununa göre kamulaştırma kararı kesinleştikten sonra kamulaştırma bedeli tapu malikine ödenmediği sürece kamulaştırma tamamlanmış olmayacağından davalı tarafından yapılan işlemin kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğunu, Kamulaştırma Kararında tespit edilen ve kesinleşen değeri üzerinden bedelinin taraflarına ödenmesi için davalıya 15.04.2011 tarihinde yaptıkları yazılı başvuruya cevap verilmediğini, kamulaştırma işlemleri esnasında kamulaştırma bedelinin müvekkili adına değil taşınmazın parsel nosu üzerine Ziraat Bankasına bloke edildiğini, fakat müvekkiline ödeme yapılmadığını, bedel peşin ödenmediği için kamulaştırma işlemi tamamlanmadığından işlemin kamulaştırmasız el atma niteliğinde olmakla birlikte kamulaştırmaya ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı ve karara bağlanmış ihtilafsız kamulaştırma bedelinin mevcut olduğunu, Kamulaştırma Kanunun hak düşürücü süreyi düzenleyen 38.maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle dava haklarının devam ettiğini, Yargıtay HGK.'nun 2005/12-462 Esas 13.07.2005 tarih ve 2005/454 Karar sayılı ilamı ile kesin hükme bağlanmış kamulaştırma bedelleri için kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanacağının hükme bağlandığını beyanla fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.0000,00TL.'nin 25/12/1978 tarihinden itibaren işleyecek kamu alacakları için belirlenen en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline, yargılama 2013/19 giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup davalı vekili 08/08/2011 tarihli cevap dilekçesi ile; Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 38.maddesinde öngörülen 20 yıllık hak düşürücü süre geçirildiğinden davalının mülkiyet hakkının sona erdiğini, bu nedenle Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına dayanarak dava hakkının devam ettiğinin kabul edilemeyeceğini, hak düşürücü süre ile BK. uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğunu beyanla hak düşürücü süre itirazı ile zamanaşımı definde bulunmuş, kamulaştırma bedelinin müvekkili tarafından Ziraat Bankasına yatırıldığını, bugüne kadar bedel çekilmediyse kusurun müvekkilinde olmadığını, husumetin Ziraat Bankasına yöneltilmesi gerektiğini beyanla husumet itirazında bulunmuştur. Dava konusu taşınmazın usul ve esaslarına uygun olarak kamulaştırılarak bedelinin bankaya yatırıldığını, kamulaştırma işlemi ile bedelinin Balıkesir 2.Noterliği kanalı ile 10.08.1976 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, ayrıca gazete ilanlarının da yapılarak müvekkili ilan tahtasına asılmak suretiyle ilan edildiğini, Kıymet Takdir Komisyonunca tespit edilen bedelin davacının da kabulünde olduğu üzere 19.09.1978 ve 15.12.1978 tarihli üst yazıları ekinde gönderilen çek muhteviyatının bankadaki hesaplarından çıkartılarak davacı adına bloke edilmesi talebi ile Ziraat Bankasına Balıkesir Şubesine gönderildiğini, bu hususların Mahkememizin 1978/948 Esas 917 Karar sayılı kararında da açıkça belirtildiğini, davacının dava konusu parselin geri alınması için açtığı davanın yine Mahkememizin 1981/859 Esas 1984/480 Karar sayılı dosyası ile reddedildiğini, davacının çeşitli dönemlerde müvekkiline, Başbakanlık'a, Valiliğe ve C. Savcılığına konu şikayetlerde müvekkilinin haklı görüldüğünü, faiz hususundaki talebi kabul etmediklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava kamulaştırmasız elatma hukuksal nedenine dayalı bedel alacağı talebine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkiline ait Balıkesir Merkez, Gümüşçeşme Mah., Çakmak Mevkiinde kain halen Sebzeciler Toptancı Hali olarak kullanılan 610 ada 78 parsel sayılı 7447 m2 taşınmazın davalı Belediye tarafından 1978 yılında kamulaştırıldığını, ancak taşınmazın tespit edilen kamulaştırma bedelinin müvekkiline bugüne kadar ödenmediğini, Kamulaştırma Kanununa göre kamulaştırma kararı kesinleştikten sonra kamulaştırma bedeli tapu malikine ödenmediği sürece kamulaştırma işleminin tamamlanmış olmayacağından davalı tarafından yapılan işlemin kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğu iddia etmiş ise de; dosya da bulunan kamulaştırma evrakları, Mahkememizin 1978/948 Esas 917 Karar ile 1981/859 Esas 1984/180 Karar sayılı karar örneği ile toplanan tüm delillerden dava konusu davacının maliki olduğu 610 ada 78 parsel sayılı taşınmazın 1978 yılında davalı Belediye Encümenince imar planı uyarınca Balıkesir Toptancı hali ve Depolama sahası içinde kaldığından kamulaştırılmasına karar verilerek o tarihte yürürlükte olan Kamulaştırma Kanunu uyarınca kamulaştırma işlemlerinin tamamlanarak kıymet Takdir Komisyonunca belirlenen 99.794.06 TL. kamulaştırma bedelinin davalı İdare tarafından Ziraat Bankası Balıkesir Şubesine bloke edilerek kamulaştırma evraklarının usulüne uygun olarak davacı taşınmaz malikine tebliğ edildiği, davacı taşınmaz malikinin tapuda ferağ vermemesi üzerine davalı Belediye Başkanlığı'nca Mahkememizin 1978/948 Esas 917 Karar sayılı dosyası ile eldeki davanın davacısı taşınmaz maliki aleyhine 6830 sayılı Kanunun 17nci maddesi uyarınca açılan tescil davası ile verilen karar ile de taşınmaza takdir edilen bedelin Ziraat Bankasına taşınmaz maliki o davanın davalısı adına yatırıldığı, kamulaştırma evraklarının taşınmaz malikine tebliğine rağmen taşınmaz maliki tarafından kamulaştırma bedelinin artırılması ve davacı İdare tarafından da bedelin tenkisi için dava açılmadığı, kamulaştırma işleminin kesinleştiği tespit edilerek taşınmazın davacısı İdare adına tesciline karar verildiği davalı İdare tarafından dava konusu taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak tamamlanarak kamulaştırma işleminin kesinleştiği, davacının kamulaştırma bedelinin ödenmediği bu nedenlerde kamulaştırma işleminin tamamlanmadığı ve bu haliyle davalı İdarenin işleminin kamulaştırmasız el atma mahiyetinde olduğu iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Kaldı ki davacı tarafından bilahare yine Mahkememizin 1981/859 Esas 1984/180 Karar sayılı dosyası ile vekili vasıtasıyla açılan tapu iptali ve tescil davası ile davacı tarafından dava konusu taşınmazın davalı İdare tarafından kamulaştırıldığı, 5 yıl geçtiği halde amaca tahsisi edilmediği ileri sürülerek 6830 sayılı Kanunun 23.maddesi uyarınca kamulaştırma işleminin iptali ile taşınmazın davacıya iadesi talep edilmek suretiyle davacı tarafından da davalı İdare tarafından kamulaştırma işleminin yapılarak tamamlandığı kabul ve ikrar edilmiştir. Davalı İdare kamulaştırma tarihinde yürürlükte olan Kamulaştırma Kanunu uyarınca tespit edilen bedeli bankaya bloke etmek suretiyle bedeli ödeme yükümlülüğünü yerine getirmiş olup davacının bankaya bloke edilen bedeli kamulaştırma işleminin yapıldığı tarihte veya halende bankadan almamış olması davalının sorumluluğunda değildir. Tüm bu nedenlerle davalı idare tarafından usulüne uygun olarak kamulaştırma işleminin yapılarak tamamlandığı, ortada davalı İdare yönünden dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız elatmanın söz konusu olmadığı, davacının davalıdan kamulaştırmasız el atma nedenine dayanarak bedel talep edilemeyeceği kanaatine varılmış davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 24,30TL.maktu ret harcının peşin alınan 148,50TL.'den mahsubu ile fazla alınan 124,20TL.'nin karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca 1.200,00 TL.nispi ücreti vekalet takdiri ile davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı ile vekili Av. Mehmet Demircan ile davalı vekili Av. Nur Uzan Karataş'ın yüzüne karşı tebliğden itibaren 15 günlük süre içerisinde dilekçe ile veya tutanağa geçirilmek üzerine Mahkeme kalemine yapılacak beyan ile temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2013 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy