MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Suç tutanağında suça konu emvalin yakacak niteliğinde olduğunun belirtilmek karşısında orman mühendisi bilirkişiden ele geçirilen emvalin yakacak veya yapacak vasıfta olup olmadığı hususunda rapor alınmadan, suç tutanağında emvalin yakacak nitelikte olduğunun belirtilmesine rağmen sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91/1-2. cümlesinin uygulanma ihtimalinin karar yerinde tartışılmamış olması,
2-Birden fazla tekerrüre esas sabıkası bulunan sanığın, en ağır cezayı içeren Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.06.2010 tarihli 2010/169 Esas 2010/238 karar sayılı ve 18.03.2012 tarihinde infaz edilen ilamına konu 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezasından ibaret sabıkasının tekerrüre esas alınması gerektiği halde, Ula Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.03.2011 tarihli 2009/114 Esas ve 2011/31 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
3-Sanık hakkında hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, yeniden yapılacak yargılamada CMUK’nın 326/son maddesi gereğince tekerrüre esas alınan ceza yönünden kazanılmış hakkın gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy