MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Dava konusu yer orman alanı olup, bu yerin sanığa ağaçlandırma için tahsis edildiğine dair dosyada mevcut delil, bilgi ve belge bulunmadığı ve sanığın da bu yönde bir beyanı olmadığı anlaşıldığından, sanığın mahkumiyetine dair kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasında söz konusu arazide (kesintisiz şekilde) 30 yıldır tarım yaptığını beyan etmesi, bilirkişi raporunda işgal ve faydalanmanın yeniden tarla açma suretiyle gerçekleştirildiğine dair bir bulgu ve tespitin yer almaması, bu alanın yanmış orman sahası ya da orman kadastrosu yapılmış yer olmadığının anlaşılması karşısında 6831 sayılı Kanun'un 93/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilirken, TCK'nin 52/3. maddesi gereğince, 11 ay 20 gün hapis cezasının öncelikle tam gün adli para cezasına çevrilip, gün sayısı açıkça belirtildikten sonra sonuç cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Dava konusu yerde bulunan ve sabit tesis niteliğinde olan ağaçların müsaderesi hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy