MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
45 adet kızılçam ağacını kestiği ileri sürülen sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91. maddesine aykırılıktan kamu davası açılması olanaklı görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Suçun önem ve değeri ile açılan alanın genişliği nedeniyle, sanık hakkında ceza tayin edilirken, alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmesi karşısında 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesine göre erteleme hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen tesis değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kabule göre;
1-Sanık hakkında neticeten "10" ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar
verilmesi karşısında TCK'nın 51. maddesi uyarınca uygulanan erteleme hükmünün bulunduğu fıkrada "10" ay hapis cezasının ertelenmesi yerine "5" ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 51/7. maddesinde "Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin" belirtilmesi karşısında, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın infaz edileceğine karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy