MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4208 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın görevli olduğu bankada kimlik tespiti yapma yükümlülüğüne uymama şeklinde nitelendirilen eylemine yönelik yaptırım içeren 4208 sayılı Kanun’un 12/2. maddesinin, hükümden önce 18 Ekim 2006 gün ve 26323 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 26/1. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ve anılan eylemin 5549 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, yaptırımının ise 13/2. maddesinde idari para cezası olarak öngörüldüğü, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan anılan Kanun’un 13/4. fıkrasında da söz konusu yükümlülüğün ihlal edildiği tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra idari para cezası verilemeyeceğinin düzenlendiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5549 sayılı Kanun'un 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun’un 88. maddesiyle değişik zamanaşımını düzenleyen ve temyiz inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 13/6. maddesinde yazılı 5 yıllık soruşturma zamanaşımının eylem tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmesi nedeniyle kabahatli(sanık) hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 11/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy