MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 677 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında tanzim olunan iddianamede 677 sayılı Kanun'un 1/3. maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiş olunmasına karşın, sanığa 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan aynı kanunun 1/2. maddesi uyarınca cezaya hükmedilmesi,
2-677 sayılı Kanun'un 1/2 madde fıkrasında "... kimseler üç aydan eksik olmamak üzere hapis ve elli liradan aşağı olmamak üzere cezayı nakdi ile cezalandırılır." şeklinde düzenlemeye yer verilmesi ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Kanun'un 5/2.maddesinde "Bu kanunlarda Türk Ceza Kanununda belirlenen cezalar sistemine uygun değişiklik yapılıncaya kadar, alt veya üst sınırlar arasında uygulama yapılmasını gerektirir nitelikteki adli para cezalarında cezanın alt sınırı dörtyüzellimilyon, (dörtyüzelli TL) üst sınırı yüzmilyar Türk Lirası (yüzbin TL) olarak uygulanır. Bu fıkra hükümleri, nispi nitelikteki adli para cezaları hakkında uygulanmaz." hükmünün bulunduğu gözetilmeden, sanık hakkında öngörülen norma aykırı şekilde gün adlî para cezası tayin edilerek yazılı şekilde cezaya hükmedilmesi,
3-5728 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/14. madde fıkrasında öngörülen, "Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174'üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz." hükmü uyarınca yasal olarak mümkün bulunmadığı halde sanık hakkında mahkemede bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak sair hususları incelenmeyen HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy