MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1219 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Mahkemece daha önce kurulan mahkumiyet hükmünün, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 29.11.2011 tarih ve 2009/14856, 2011/22076 Esas ve karar sayılı ilamı ile ''hükümden sonra 08/02/2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5181 sayılı Kanun'la değişik 1219 sayılı Kanun'un 41. maddesinin değiştirildiği ve 5237 sayılı TCK' nın 7.maddesi uyarınca lehe olan Kanun'un belirlenip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği belirtilerek bozulması dolayısıyla önceki hükmün tamamen ortadan kalkmasına karşın yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde evvelki hükme atıf yapılarak sadece adli para cezasına ilişkin olarak uygulama yapılması,
2-Yedieminde bulunan suça konu eşyalar hakkında bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy