MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6222 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, Güvenlik Tedbiri
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Geçitli suç, daha ağır suça (amaç suç) ulaşmak için daha hafif bir suçun (araç suç) işlenmesi durumudur. Geçitli suçların ilk koşulu, ağır suç ile bu suça ulaşabilmek için aşılması zorunlu basamak durumunda bulunan hafif suçun koruduğu hukuki değerlerin aynı olmasıdır. Bir diğer koşul, bir suçun işlenmesi için mutlaka daha hafif bir suçtan geçilmesi zorunluluğudur. Bu suçun diğer bir koşulu da ağırlaşan sonuçların failin hareketine tek bir nedensellikle bağlı bulunması gereğidir. Failin kastının başlangıçtan itibaren ağırlaşan sonuçları gerçekleştirmeye yönelmiş olması geçitli suçun sonuncu koşuludur.
6222 sayılı Kanun'un 13. maddesinde spor alanlarına yasak madde sokulması ve müsabaka düzeninin bozulması fiilleri yaptırım altına alınmıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında, esasen bulundurulması suç olmamakla birlikte kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddelerin spor alanlarına sokulması, bir yıla kadar hapisle cezalandırılan bir fiil olarak düzenlenmiştir. Anılan maddenin dördüncü fıkrasında ise, bu Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddeleri spor alanında kullanan kişi, bu suretle müsabaka düzeninin bozulması halinde, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür. Bu suçlar ile kabul edilen hukuki yarar, spor alanlarında bulunan veya spor alanlarına giren kişilerin genel sağlık ve güvenliğinin korunmasıdır.
6222 sayılı Kanun'un 13/4. maddesinde tanımlanan suç, geçitli suçlardan olduğundan, fail esasen bulundurulması suç olmamakla birlikte anılan Kanun'un 12/1-b maddesi kapsamına giren alet veya maddeleri spor alanına sokma suçunu oluşturan hareketleri yaptıktan sonra bununla yetinmeyerek daha ileri gidebilmekte ve söz konusu alet veya maddeleri kullanmak suretiyle müsabaka düzeninin bozulması suçunu işleyebilmektedir. Böylece fail hafif suçtan daha ağır suça geçebilmekte, bu durumda da hafif suç ağır suçun içerisinde erimekte ve fail hakkında sadece ağır olan suçtan ceza verilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince;
I-6222 sayılı Kanun'un 13/2. maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanık hakkındaki güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararının bir sonucu olarak 6222 sayılı Kanun'un 18/10. maddesinde yazılı bulunan hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değişirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kısa süreli hapis cezası TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilen sanık hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilirken, hükmolunan seyirden yasaklanma kararının süresi bakımından, 6222 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi "...Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer..." hükmünün uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, güvenlik tedbiri olarak seyirden yasaklanma kararının uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasının sonuna "6222 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer" cümlesinin eklenmesi suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II–6222 sayılı Kanun'un 13/4. maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-08.04.2013 tarihinde ...- ...futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında ev sahibi tribününde yer alan sanığın, üzerinde bulundurduğu ve 6222 sayılı Kanun'un 12/1-b maddesi kapsamına giren bir adet meşaleyi yakması biçiminde açıklanan ve kabul edilen eylemi karşısında, sanığın müsabaka sırasında yaktığı meşale ile müsabakanın düzenini bozduğuna ilişkin dosya içeriğinde herhangi bir delil olmaması nedeniyle atılı suçun oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de,
a-Kısa süreli hapis cezası TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilen sanık hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilirken, hükmolunan seyirden yasaklanma kararının süresi bakımından, 6222 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi "...Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer..." hükmünün uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Sanık hakkındaki güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararının bir sonucu olarak 6222 sayılı Kanun'un 18/10. maddesinde yazılı bulunan hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy