MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesinde hakim havalesi bulunmamakta ise de, UYAP kayıtlarında yapılan araştırmaya göre temyizin 28/01/2013 tarihinde yapıldığı ve süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göreyapılan incelemede;
Yükletilen suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda cezaların toplanması kuralına yer verilmediği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesi uyarınca hükmolunan her bir cezanın ayrı ayrı bağımsızlıklarını koruduğu, cezaların infaz aşamasında toplanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan cezaların içtimaına da karar verilmesi,
2-Suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuk hakkında, hapis cezasından çevrilmiş olsa dahi sonuç itibariyle para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, "suça sürüklenen çocuğun neticeten hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen
2000 TL ve doğrudan verilen 100 TL adli para cezası olmak üzere toplam 2100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ilişkin 7 nolu bent ile "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarını içeren cümle" hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.