MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı “alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla mevcudu eksiltmek” suçunun takibi şikayete bağlı olup; şikayetçi vekilinin şikayete konu fiili en geç haciz tutanağının borçluya tebliğ edilmesini talep ettiği 30/10/2013 tarihinde öğrenmiş olması ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 347. maddesinde düzenlenen "şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer” hükmü karşısında, şikayetçi vekilince İİK’nun 347. maddesinde düzenlenen üç aylık hak düşürücü süreden sonra 21/03/2014 tarihinde şikayette bulunulması nedeniyle, mahkemece sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 12/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy