MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı “Ticareti Usulüne Aykırı Olarak Terk Etmek” suçunun takibi şikayete bağlı olup, Artvin İcra Dairesinin 2008/469 sayılı takip dosyasında alacaklı şikayetçi vekili 03/12/2010 tarihli talebinde borçlu şirketin faaliyette bulunup bulunmadığının tespitini istediği, kolluk tarafından verilen 30/12/2011 tarihli cevabi yazıda işyerinin sürekli kapalı olduğunun bildirildiği, bu yazının 03/01/2011 tarihli havale ile dosyaya girdiği, alacaklı vekilinin 17/01/2011 tarihinde icra dosyasında talepte bulunduğu bu suretle suçu öğrendiği anlaşılmakla, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 347. maddesinde düzenlenen” şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve herhalde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer” hükmü karşısında şikayetçi vekilinin suça konu olayda öğrenme tarihinden itibaren üç aylık süre geçtikten sonra 03/06/2011 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, tebliğnameye kısmen uygun olarak İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy