MAHKEMESİ : İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
27.05.2009 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesine göre aksi karar alınıncaya kadar sanıkların şirket süresi boyunca şirketi münferiden temsile yetkili oldukları anlaşılmakla, tebliğnamedeki 2 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
İİK'nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Yasanın 179 ve 6762 sayılı TTK’nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle; öncelikle borçlu şirkete ait ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılıp, kesinleşen takip dosyalarının borçları da pasife dahil edilerek, sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken, bütün takip dosyalarını irdelemeyen bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
Dava ve cezanın İİK'nın 354. maddesinde belirtilen hallerde düşeceğinin karar yerinde gösterilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.