MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- İİK'nın 338. maddesinden verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan incelemede,
Birinci haciz ihbarnamelerine 24.11.2011 tarihinde vekil aracılığıyla itiraz edildiğinden, vekilin beyanından sanıkların sorumlu tutulamayacak olması nedeniyle sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde sanıkların suç işleme kastlarının olmadığı kanaatine varılması sebebiyle beraat kararı verilmesi, karşısında sonuç itibariyle doğru olan beraat kararına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA;
2- Tazminat talebine yönelik yapılan incelemede,
Şikayetçi vekilinin 28.02.2012 tarihli dilekçesinde, İİK'nın 338. maddesi uyarınca cezalandırma isteği ile birlikte aynı Kanun'un 89/4. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunması karşısında, mahkemece, İİK'nın 89/4. maddesindeki "İcra Mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder." hükmü gözetilerek, şikayetçi vekilinin, İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca tazminat talebi hakkında da hüküm kurulması gerekirken bu konuda hüküm kurulmaması,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy