MAHKEMESİ : ...(Kapatılan) 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık, Katılan Vekili
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
A) Sanık ...’in temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
Sanığın 17.09.2013 tarihinde tefhim olunan kararı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 25.09.2013 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B) Katılan ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesine gelince;
... vekili tarafından sunulan belgelerin hak sahipliğini kanıtlamak için yeterli olduğu anlaşılmakla, yerel mahkemenin 17.09.2013 tarihli katılma talebinin reddi kararı kaldırılarak, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan, CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen ...’nin temyiz dilekçesinin kapsamı da gözetilerek, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek dosya incelendi.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
UYAP ortamında yapılan araştırma neticesinde, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetildiğinde, sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığından, tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Katılan vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde hak sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri sunarak şikayetçi olması karşısında, sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 71/1, 81/13. maddeleri uyarınca uygulama yapılması yerine 5846 sayılı Kanun'un 81/4. maddesi uyarınca mahkumiyetine kararı verilmesi,
Kabule göre de;
1-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
2- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.