MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 333/a maddesinin 1.fıkrası, '' Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. '' amir hükmünü içermektedir.
Sanığa yüklenen "ticari işletme yöneticisinin alacaklıları zarara sokmak kastı ile borcu ödememesi" suçunun oluşabilmesi için şirketin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan sanığın şirket borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmasının gerekmesi nedeniyle, borçlu şirketin defter ve belgeleri ile banka hesapları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak, takibin kesinleştiği tarih itibariyle borcu ödeme gücüne sahip olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, dönem varlıklarının ve borçların neler olduğunu açıkça belirtmeyen, takibin kesinleştiği tarihte borçlu sanığın borcu ödeme gücünün bulunup bulunmadığı hususunu tam olarak tespit etmekten uzak, denetime elverişle bulunmayan yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak sanık hakkında eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle aynı sanık hakkında,... İcra Ceza Mahkemesi'nin 25/10/2011 tarih 2010/59 esas 2011/277 karar sayılı mahkumiyetine dair kararın bozulmasına ilişkin, 11. Ceza Dairesi'nin 29/11/2012 tarih, 2012/17528 Esas, 2012/20615 Karar sayılı ilamının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyanın getirtilip incelenerek mümkünse birleştirilmesi, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
3- Kabule göre de,
Dava ve cezanın İİK'nın 354. maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy