MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1)Şikayetçileri farklı olan birleşen dosyalar nedeniyle bir fiille, sermaye şirketinin iflası istenmeyerek, birden fazla alacaklıya zarar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında İİK'nın 345/a maddesinin bir kez uygulanması suretiyle belirlenen cezanın, TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında tayin edilen cezanın miktarı itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 50/3.maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.