MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Şikayetçi vekili tarafından şikayet dilekçesinde sanıkların İİK'nun 345/a maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmakla, mahkemece talep dışına çıkılarak İİK'nun 331/1. maddesinden hüküm kurulması,
2- Sanık ...'nın borçlu şirketi temsil ve idare görevinin bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de,
Anayasa'nın 141, CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ve suçun ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın kararı temyiz etmeyen diğer sanık ...'a teşmiline, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.