MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
213 sayılı Kanun'un 139/2. maddesi uyarınca, incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenlerden birinin varlığı önceden belirlenmeden faaliyetini sürdüren mükelleflere defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatlar hukuken geçerli olmamakla birlikte, sanığın savunmasında işyerinin faal olduğunu ve kendisine tebligat yapılmadığını beyan etmesi, defter ve belgelerin ibrazı için tebligatın da sanığın işçisi olan ....’na yapıldığının anlaşılması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, tebligat tarihinde mükellefiyete konu şirketin faal olup olmadığı araştırılarak, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy