MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Mahkemece 14.04.2011 tarihinde kurulan hükümde sanığın İİK'nın 345/a ve TCK'nın 50/1-a maddeleri gereğince 1.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda kurulan hükümde CMK'nın 307/4. maddesine göre sanığın usuli kazanılmış hakları dikkate alınmadan İİK'nın 345/a maddesinin uygulanması ve adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2- Dosyanın, şikayetçisi farklı olan aynı mahkemenin 2009/338 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi nedeniyle TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sanığın CMUK'nın 326/son maddesi gereğince cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.