MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
1) İİK'nın 333/a maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığa isnat edilen İİK’nın 333/a maddesinde düzenlenen “ticari işletme yöneticisinin alacaklıları zarara sokmak kastı ile borcu ödememesi” suçunun oluşması için, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olması ve şirketin hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan şirket yetkilisinin alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla şirket borcunu ödememesi gerekmekte olup, öncelikle borçlu şirketin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden öğrenilerek muhasebecisi veya şirket ortaklarından gerektiğinde zabıta marifetiyle ticari defterlerin temin edilerek, takibin kesinleştiği tarih olan 02.10.2013 tarihi itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olup olmadığının tespiti için borçlu şirket defter ve belgeleri ile banka hesapları üzerinde karşılaştırılmalı olarak bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılıp, kesinleşmiş icra takip dosyalarının borçları da pasife dahil edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) İİK'nın 331. maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-)Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; alacaklı şirketin sanığın yetkilisi olduğu şirket ve sanık aleyhine İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün 2013/21791, 2013/22148 esas sayılı dosyalarıyla icra takibi başlattığı, 2013/21791 sayılı dosyasında 24/09/2013 tarihinde borçlu ...'a ödeme emrinin tebliğ edildiği, 2013/22148 sayılı dosyada ise 07/10/2013 tarihinde borçlu ...'a ödeme emrinin tebliğ edildiği, alacaklının vekili aracılığıyla 11/10/2013 tarihinde şikayetçi olduğu, 2013/22148 sayılı dosya açısından icra takibi kesinleşmeden şikayetçi olunduğu ancak 2013/21791 sayılı dosya açısından icra takibinin kesinleştiği anlaşılmakla; borçlu sanık ...'ın kendisine ait olduğu belirtilen Antalya İli Elmalı İlçesi, Zonguldak İli Devrek İlçesi, Karabuk İli Safranbolu İlçesi'ndeki taşınmazlara ait Tapu Müdürlüklerinde bulunan pasif kayıtların temin edilmesi, taşınmazların hangi tarihte ve kime satıldıklarının tespit edilmesi, taşınmaz devrinin alacaklıları zarara uğratmak amacıyla yapılıp yapılmadığının tespiti açısından şikayet dilekçesinde belirtilen söz konusu taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp, taşınmazı satın alan şahıslar ile borçlu sanık arasında yakın akrabalık ya da yakın arkadaşlık ilişkisinin bulunup bulunmadığı, taşınmazların halen kimin kullanımında olduğunun tespit edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yetinilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.