MAHKEMESİ : İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
I)Sanık ... hakkında İİK'nın 337/a, 345/a ve tüm sanıklar hakkında İİK'nın 331, 332, 310 ve 311. maddelerine muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, fiillerde suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkemenin soruşturma sonunda oluşan inanç ve takdirine, hükümlerin gerekçesine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASI,
II)Sanıklar ..., ..., ... hakkında İİK 337/a ve 345/a maddesine muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1)Ticaret şirketi yetkilisi olan sanıklar ..., ..., ...'a isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi, bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi, bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, borçlu şirketin ticareti fiilen terk ettiği emniyet araştırmasından anlaşılmakla sanıkların ilgili suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraaatlerine karar verilmesi,
2)Sanıklar ..., ..., ... hakkında sermaye şirketlerinin iflasını istememek suçunun oluşabilmesi için İİK 345/a ve aynı Kanun'un 179, 6762 sayılı TTK’nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği bu nedenle; öncelikle mahkemece borçlu şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesinden şirketin muhasebecisi belirlenip buradan veya zabıta marifetiyle araştırılıp, borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayinleri gerekirken, sadece vergi dairesince dosyaya gönderilen bilanço ve gelir tabloları üzerinde yapılan incelemeye göre düzenlenmiş bilirkişi raporu dayanak yapılarak sanıkların beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, (2 ve 3 nolu bentlerdeki) HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.