MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
ŞİKAYETÇİ : ...
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Şikayet Hakkının Düşürülmesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
1) İİK'nın 333/a maddesinden kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Şikayet hakkının düşürülmesi kararına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2) İİK'nın 331/1. maddesinden kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Sanıkların üzerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-)Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; borçlu şirketle aynı adreste, borçlu şirketin yetkili müdürü olan ...'ın eşi olan diğer sanık ... tarafından CBI Sağlık Ürünleri İthalat İhracat adında şahıs şirketi kurulduğunu, borçlu şirketin bu şirket üzerinden ticari işlerini yaptığını bildirerek şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların iddia olunan limited şirketinin sahış şirketine geçiş fiillerinin alacaklının icra takibini neticesiz bırakmaya yönelik olup olmadığının anlaşılabilmesi bakımından borçlu şirket ve şahıs şirketine ait ticaret sicili kayıtları getirtilip, gerçek bir işyeri devrinin sözkonusu olup olmadığı hususunda her ikisine ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine hisselerin borçlu şirket dışına geçmediği gerekçesiyle eksik kovuşturma ile yetinilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.