MAHKEMESİ : İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığa yüklenen, "yetkilisi olduğu ticaret şirketinin iflasını istememek" suçunun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK'nın 179 ve 6762 sayılı TTK'nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının saptanması gerektiği cihetle; borçlu şirketin muhasebecisi tarafından sunulan 2009 yılına ait defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şikayet tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediği hususu belirlenip sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, vergi dairesinden gönderilen 2008 yılı Kurumlar Vergisi beyannamesi üzerinden yapılan incelemeye dayalı Yargıtay bozma kararı öncesi bilirkişi raporu esas alınarak eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.