MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğinden sanığa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve sanık müdafiine 18.12.2014 tarihinde usulüne uygun yapılan tebligatın geçerli olduğu ve temyizin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Sanığın üzerine atılı "Ticareti usulüne aykırı terk etmek" suçunun takibi şikayete bağlı olup; Kalekapı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 30/03/2011 tarihli yazısında borçlu şirketin 2009 yılının Aralık ayında en son beyannamesini verdiğinin bildirilmesi ve şikayetçi vekilinin İİK'nın 347. maddesinde düzenlenen her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıllık süreler geçtikten sonra 09/02/2011 ve 07/03/2011 tarihlerinde şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy