MAHKEMESİ : İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Ticaret sicil kayıtlarına göre, suç tarihinde borçlu şirketin münferiden sanık ... ve ... tarafından temsil edildiği ve taşınmazın da sanık dışındaki diğer yetkili ... tarafından satıldığının anlaşılması karşısında, şikayete konu olan taşınmazın devri konusunda bir ortaklar kurulu kararı bulunup bulunmadığının tespiti için bu husustaki şirket kayıtlarının getirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununda "cezaların toplanması" kuralına yer verilmediği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesi uyarınca hükmolunan her bir cezanın ayrı ayrı bağımsızlıklarını koruduğu, cezaların infaz aşamasında toplanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan cezaların içtimaına da karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy