MAHKEMESİ : İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
1- Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Birinci haciz ihbarnamesinin tebliği tarihi itibariyle üçüncü şahıs ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin asıl borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne ödemesi gereken kesinleşmiş ve muaccel bir borcu bulunup bulunmadığı hususunda her iki şirkete ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine sadece sanığın yetkilisi olduğu üçüncü kişi ... San. Tic. Tur. Ltd. Şti.'ne ait ticari defter ve belgeler üzerinden düzenlenen bilirkişi raporu dayanak yapılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
İİK'nın 354. maddesi uyarınca müştekisinin feragat etmesi veya borcun itfa edildiğinin sabit olması halinde dava ve bütün neticeleriyle beraber cezanın düşeceğinin belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, kanunda yer almadığı halde icra dosyasında borcun tamamını karşılayacak miktarda haciz yapılması halinde de cezanın düşeceğinin belirtilmesi,
2- Tazminata ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede,
Müşteki vekili şikayet dilekçesinde, İİK'nın 338. maddesi uyarınca cezalandırma isteği ile birlikte aynı Kanunun 89/4. maddesi uyarınca da tazminat isteminde bulunduğu, aynı Kanunun 89/4. maddesindeki “İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü ile Harçlar Kanunun 32. maddesinde yer alan “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz” hükmü uyarınca tazminata ilişkin dava ile ilgili olarak yargılamanın yapılabilmesi için harcının yatırılması gerektiği cihetle, şikayetçi vekiline eksik dava harcını yatırması hususunda süre verilerek sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekili ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy