MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yolu açık olup, kararın temyizinin mümkün bulunmadığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte müsadere, iade veya vekalet ücretine karar verilmemesinin bu sonucu değiştirmeyeceği cihetle, temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek gereği mahallinde itiraz merciince değerlendirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Yedieminde bulunan kaçak emvalin müsaderesi ile ilgili olarak Mahkemesince her zaman karar verilebilmesi mümkün görülmüş olup, suçta kullanılan traktörün sahibine iade edilmesinin TCK'nın 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bulunduğu, Sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91/4. maddesinin uygulanmaması ile ilgili olarak, Mahkemenin 17/02/2010 tarihli kararının sadece sanıklar tarafından temyiz edilmesi neticesinde kazanılmış hak oluşturduğu anlaşıldığından tebliğnamenin 1, 2 ve 3. maddelerinde yazılı bulunan bozma sebeplerine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre belirlenecek maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükme, “kendisini vekil ile temsil ettiren katılan idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre belirlenen 660 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsiline" ibaresi yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.