MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ: Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında daha önceden Dairemizin 2015/7055 esasında kayıtlı olup onanarak kesinleşen Ankara (Kapatılan) 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 16.07.2012 tarih ve 2012/44 esas, 2012/180 karar sayılı dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyanın getirtilip incelenerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30.01.2012 yerine 2012 olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.