MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4708 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 4708 sayılı Kanun'un 9/1. maddesinde, "Bu Kanun hükümlerinin uygulanması sırasında görevini ihmal eden veya kötüye kullanan yapı denetim kuruluşu ortakları, yöneticileri, mimar ve mühendisleri, yapı müteahhidi, proje müellifi ile laborotuvar görevlileri 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3 üncü bab, 4 üncü faslındaki görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma ile ilgili hükümlerine göre cezalandırılır." hükmünün atıfta bulunduğu, 765 sayılı TCK'nın 230. maddesinde düzenlenen görevi ihmal ile 240. maddesinde tanzim olunan görevi kötüye kullanma suçlarının 5237 sayılı TCK'daki karşılığı olan 257. maddesinde her iki suç birlikte düzenlenmiş olup, sözkonusu Kanun maddesinde görevi kötüye kullanma suçunun cezalandırılabilmesi için görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösterilmesinin yeterli olmayıp ayrıca bu fiilin kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olmasına yahut kişilerin haksız bir menfaat sağlama unsurların gerçekleşmiş olması gerekmekle, somut olayda sanığın eylemi nedeniyle herhangi bir kişinin mağduriyeti yada kamunun uğradığı bir zarar sözkonusu olmayıp, kişilere haksız bir menfaat sağlandığında dair herhangi bir delil de bulunmadığı anlaşılmakla,
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE SONUCU İTİBARİYLE DOĞRU OLAN HÜKMÜN ONANMASINA, 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy