MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2918 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-Sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi gereğince, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması kararı verilirken 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06/04/2007 tarih ve 2007/149 Esas, 2007/712 Karar sayılı ilamındaki en ağır cezayı içeren suça ilişkin hükümlülük yerine, ilamın bütünüyle tekerrüre esas alınması,
4-Sanık hakkında hapis ve adli para cezasına birlikte hükmedildiği dikkate alınarak yapılan incelemede, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerekirken, hükmolunan adli para cezası hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
4-Sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği halde TCK'nın 58/7. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağının belirtilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ile O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, TCK'nın 52/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin hükümden "...ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine" kısmının çıkartılıp yerine ''ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına'' ibaresi yazılmak suretiyle, hükümden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılmak suretiyle, hükmün tekerrüre ilişkin fıkrasındaki, "cezanın" ibaresi çıkartılarak "Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06/04/2007 tarih ve 2007/149 Esas, 2007/712 Karar sayılı ilamı ile verilen" şeklindeki kısımdan sonra gelmek üzere "4 yıl 2 ay hapis cezasının" ibaresi yazılmak suretiyle, hükmün tekerrüre ilişkin fıkrasından sonra gelmek üzere "Sanık hakkında hapis cezasının infazından sonra denetimli serbeslik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 19/05/2017 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun mahkemesince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ile O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.