MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Düzce ilinde mobilya imalatı, satış ve montajı işiyle uğraşan sanığın; Ankara - Siteler'de daha çok ahşap oyma işlerinden oluşan cami minberi, kapı ve iç dekorasyon malzemeleri üretim ve satışı işiyle iştigal eden katılanın ortağı olduğu şirketin internet sitesinde erişime sunulan reklam ve ilanlarla, anılan şirket tarafından hazırlanmış katalogda bulunan özgün ürün fotoğraflarından birkaçını derleme halinde kendi internet sitesi içeriğinde erişime sunması eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 57 vd. maddelerinde düzenlenen "haksız rekabet" fiilinin kapsamına girdiği anlaşılmakla,
Sanığın gerçekleştirdiği eylemin yine 6762 sayılı kanunun "cezai mesuliyet" başlıklı 64 vd. maddelerinde yazılı suçlardan herhangi birisini oluşturup oluşturmadığına yönelik olarak; Mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 226. ve 5846 sayılı kanunun 84. maddeleri gereği sanığın usulüne uygun biçimde ek savunmasının alınmasına rağmen, yargılamanın 5846 sayılı kanunun 71/1 maddesi üzerinden devamıyla, aynı kanunun 75/1 maddesinde yazılı şikayet yokluğu sebebiyle davanın düşmesine karar verilmesi,
2- Sanığın suç tarihinde, davaya konu suçun konusunu oluşturan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda yazılı "haksız rekabet" fiilinden dolayı sorumluluğunun olup olmadığının belirlenmesi bakımından; adı geçen kanun kapsamında aranan "...şirket adına hareket etmiş veya etmesi gereken organın azası veya ortağı..." olup olmadığının, şirketin mesul müdürünün, görev ve yetkilerinin ilgili Ticaret Sicil Memurluğundan sorulmak suretiyle belirlenmesi, suça konu eylemden sanığın sorumluluğu söz konusu ise cezalandırılması, şayet dava dışı başka bir kişinin sorumluluğu varsa bu kez diğer şüpheli hakkında suç duyurusunda bulunulması gerekirken bu hususta da ayrıntılı araştırma yapılmaması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy