MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç ihbarı üzerine soruşturmaya başlandığının ihbar ve arama, el koyma ve yakalama tutanağında belirtilmesine rağmen, usulüne uygun bir adli arama kararı olmaksızın, sanığın kargodan aldığı kolinin kolluk görevlilerince açtırılıp yapılan arama neticesinde ele geçirilen delillere dayanılarak sanık hakkında kamu davası açılarak mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK'nın 119 . maddesine göre, mahkemece verilmiş usulüne uygun bir adli arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından verilmiş bir yazılı arama emri ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri bulunmaması hususları nazara alındığında, yapılan aramanın hukuka aykırı, ele geçen delillerin yasak delil niteliğinde olduğu anlaşıldığından, Anayasa'nın 20/2, 38/6, 5271 sayılı CMK'nın 206/2-a, 217/2, 230/1 madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.