MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık ... 'un temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanığın 10/12/2013 tarihinde tebliğ olunan kararı, CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 13/01/2014 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
2-Katılan vekilinin temyizine gelince;
a-Sanıklar ..., hakkında verilen beraat hükümlerinin temyizen incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Yedieminde bulunan kaçak emvalin müsederesi ile ilgili olarak Mahkemesince her zaman karar verilebilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
b-Sanık ... hakkında ağaç kesme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyizen incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suça konu emvallerin orta kutrunun 20 cm'in altında olması ve aralarında 23 adet fidanın da bulunması karşısında, sanık lehine olan Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 91/1. maddesi olduğuna ilişkin gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre belirlenecek maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükme, “kendisini vekil ile temsil ettiren katılan idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre belirlenen 660 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsiline" ibaresi yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.