MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Düşme
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Dava konusu yerde bulunan sera ve ağaçların müsaderesine her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A) Sanık ... hakkında verilen hükme ilişkin yapılan incelemede;
Ölüm nedeniyle düşme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B) Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında verilen hükümlere ilişkin yapılan incelemede;
Yükletilen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1)Sanıklara verilen hapis cezalarının 12 ay yerine bir yıl olarak fazla tayini,
2)Sanık ... hakkında hükmedilen 12 ay sonuç adli para cezasının günlüğü 20 TL olarak hesaplandığında 7200 TL yerine 7300 TL olarak fazla tayini,
3)Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
4)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen emval değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafi ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükmün 1. maddesinin 2. bendinde ve 2. maddesinin 2. bendinde yer alan “1 yıl” ibaresinin “12 ay”, hükmün 2. maddesinin 5. bendinde yer alan “7300“ ibaresinin “7200” olarak düzeltilmesi, hüküm fıkrasında yer alan "800 TL nispi vekalet ücretinin" ibaresinin çıkarılması ve hüküm fıkrasına, “karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereği 750 TL. maktu vekalet ücretinin sanıklardan alınıp katılan ... İdaresine verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy