MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1- ... vekilinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Açılan kamu davasının niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen yediemin ...'ın davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Katılanlar vekillerinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa isnat olunan eylemin 21.01.2009 tarihli 5833 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 556 sayılı KHK'nın 61/A maddesinde yapılan değişiklik uyarınca suç haline geldiği ve bu değişikliklerin suç tarihinden önce yapıldığı dikkate alınıp, dosyada mevcut tekniker ve ziraat mühendisinin hazırladığı raporda da ambalajlardaki gübrelerin firmalara ait gübreler olmadığı, ek raporda da analiz sonuçlarına göre ambalaj içerisindeki ürünü değiştirerek sahte içerikli gübre yaptığının tespit edilmesi ve bayiilerin kayıtlı olduğu Tarım İl Müdürlüğünde de sanığın isminin yer almaması karşısında suçun subut bulduğu gözetilmeden eksik araştırma ve isabetsiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.