MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 3628 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
3628 sayılı Kanun'un 4. maddesinde "Kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar, bu Kanun'un uygulanmasında haksız mal edinme" sayılacağı belirtilmiş olup, suç tarihinin malların edinim tarihleri olacağı da gözetilerek, sanığın eşi ...'a kardeşi ... tarafından verildiği ve üç adet ev satışından elde edildiği iddia edilen 116.000 TL ile ...'un kardeşi ... tarafından emaneten verildiği iddia edilen 8.000 Euronun, ... adına kayıtlı banka hesaplarına emaneten yatırıldığının savunulması ve dosyaya da paraların emaneten verildiğine ilişkin taraflarca imzalı sözleşmelerin ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında; savunmanın doğruluğunun veya aksinin ispatlanabilmesi amacıyla, öncelikle tanık ...'ün sattığı taşınmazların mülkiyetini alan kişi veya kişiler tanık sıfatıyla dinlenip, gerektiğinde satılan taşınmazların piyasa değeri konusunda uzman mütalaası da alınmak suretiyle taşınmazların satış değeri ile ödemelerin tanık ...'e elden mi yoksa banka havalesi yoluyla mı ve hangi tarihlerde yapıldığı tanıklardan sorulduktan sonra, satıştan ele geçen para miktarı ile emaneten tanık ...'a bırakıldığı iddia olunan para miktarı karşılaştırılarak ve ayrıca kamu davasına konu paranın satışların yapıldığı tarihlerde tanık ...'un hesabına yatıp yatmadığı ve bu tarihlerde yatmış ise tek kalem de mi yoksa parçalar halinde mi yatırıldığı hususları araştırılıp, ...'un kardeşi ... ile taraflar arasında yapılan sözleşmelerde kefil sıfatıyla yer alan ... tanık sıfatıyla dinlenerek 8.000 Euro ile 116.000 TL'nin kaynağının sorulması, 27/03/2008 tarihli soruşturma raporunda bahsi geçen sanığın eşi ... adına kayıtlı diğer hesaplardaki birikimler ile sanığın mal beyanına konu etmediği kendisi üzerine, eş ve çocukları adına kayıtlı bulunan taşınmazlar, taşınır mallar, eş ve çocuklarına ait gelir miktarları ve birikimler de araştırılıp, tespit edilmesi halinde edinme tarihleri itibarıyla değerleri belirlendikten sonra, sanığın savunmaları ve kızı ...'un 27/03/2008 tarihli soruşturma raporuna konu edilen harcama miktarları da gözetilerek, yasal ve genel ahlaka uygun gelirleri ile giderleri denetime imkan verecek şekilde karşılaştırılıp edinimlerinin tamamının veya bir kısmının haksız mal edinme niteliğinde olup olmadığının tespiti amacıyla yeniden bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak raporun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayalı olarak mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre ise:
1)3628 sayılı yasanın 15. maddesindeki "müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklılığa ilişkin güvenlik tedbirinin", 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 5.maddesi gereğince uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy