(5271 S. K. m. 310) (6831 S. K. m. 91, 101) (5326 S. K. m. 20)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I- O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizine göre yapılan incelemede,
CMK'nın 310/3. maddesinde öngörülen 1 aylık yasal süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden, aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca, temyiz isteminin reddine,
II- Katılan temsilcisinin temyiz itirazları nedeni ile yapılan incelemeye gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahallinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları ile sanığın aşamalarda değişmeyen ikrarı ve suç zaptı karşısında, ağaççık vasfında olan pırnal meşesi, sandal kök ve dallarını naklederken yakalanan sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanunun 91/5. maddesi kapsamında olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince eylemin kabahat neviinde olup suç tarihi olan 18.02.2012 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanunun 20/c maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımının gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve katılan idare temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmasına ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 sayılı Kabahatler Kanunun 20. maddesi gereğince yediemindeki emvalin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, sanık hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına, 16.09.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy