MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Bilirkişi raporuna göre suça konu ağaçların 2013 yılı temmuz-ağustos ayında kesildiği, kesim tarihinin suç tutanağındaki tarihe uygun olduğu, suç zaptının 24.08.2012 tarihinde düzenlendiği, ancak bilirkişi raporuna esas olan keşfin 08.05.2013 tarihinde yapıldığı, gelecek tarihli bir kesim tarihi belirlemenin mantık dışı olduğu, rapor bir bütün halinde değerlendirildiğinde kesim tarihinin tutanağa uygunluğu belirtilmiş olmakla kesim tarihinin sehven 2012 yerine 2013 yazıldığı anlaşıldığından ve ele geçen emval ile dip kökler birbirine uygun olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
6831 sayılı Kanun'un 112., 113. ve 114. maddelerinde düzenlenen zararın tazminine ilişkin davaların hukuk mahkemelerinde görülebilmesi ve ceza mahkemelerinin şahsi hakların tazmini yönünde karar verme yetkisi ve görevinin bulunmaması karşısında mahkemesince zarar hususunda hukuk mahkemelerinde dava açma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi gerekirken sanık aleyhine tazminata da hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümden zararın sanıktan tahsiline ilişkin hükmün 8. Fıkrasının çıkarılması suretiyle başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy