MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanığın savunmasında, suça konu emvali kendi tapulu arazisinden kestiğini iddia etmesi ve tapusunu ibraz etmesi karşısında, suça konu emvalin kesildiği yerin tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespitine ilişkin, ibraz edilen tapunun ve memleket haritası ile amenajman planının sanığın arazisine uygulanarak fen ve orman bilirkişileri ile keşif yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca emval üzerinde keşif yapılmak suretiyle eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Dosya kapsamından sanığın ağaç kesme suçunu işlemesi nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmasına karşın, dosyayla ve oluşla bağdaşmayacak şekilde gerekçeli kararın 2. sayfasının 2. paragrafında "Tüm dosya kapsamından; 03.01.2011 günü orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller sırasında, ilimiz Merkez ... Köyü, ... mevkii, 147 nolu orman bölmesinde, sanığın bağ yapmak amacıyla ormandan 410 m2 lik yerde açma yaptığı ve 5 adet ceviz fidanları diktiği, 72 m2 lik alana ise tek katlı ev yaptığının tespit edildiği bu şekilde sanığın üzerine atılı yapacak nitelikte emval veren ağaç kesme suçunu işlediği kanaatine varılmıştır." şeklinde dosya içeriğine uygun olmayan açıklama yapılması,
3) Suç tarihinden sonra 01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK'nın 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrileceğinin belirtilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy