MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 7258 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Temyiz İsteminin Reddine Dair
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I) Müşteki ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Açılan kamu davasının niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve 7258 sayılı Kanunda da katılma talebinde bulunma hakkı bulunduğuna dair bir hüküm olmayan, bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmayan ...'nın davaya katılmasına karar verilmesi hükmü temyize hak vermeyeceğinden, adı geçen kurum vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanık ...'in temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın, kendisine 02/02/2015 tarihinde tebliğ edilen temyiz isteminin süre yönünden reddine dair ek kararı bir haftalık süre geçtikten sonra 16/03/2015 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca, REDDİNE,
III) Sanık ...’in temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, 26/12/2014 günü, sanığın aynı zamanda MERNİS adresi de olan sorgusu sırasında mahkemeye beyan ettiği adresine, o adreste hiç oturmadığına ya da adresten temelli ayrıldığına dair bir bilgi olmadığı da gözetilerek, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesinde öngörülen usule uyulmaksızın, aynı Kanunun 21/2. maddesine göre tebliği usulsüz olup, bu itibarla sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin, kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
a)Suçtan doğrudan zarar görmeyen Spor Toto Teşkilat Başkanlığının dava ve duruşmalara katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
b)24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş; sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından, vekalet ücretine ilişkin maddenin çıkarılması, TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin madde çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılması suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy