6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda 24.08.2005 tarihli eylemine ilişkin beraat ile 12.08.2005 ve 20.09.2005 tarihli eylemlerine ilişkin mahkumiyetine dair, .... 13. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/02/2014 tarih, 2013/243 Esas, 2014/115 Karar sayılı hükümlerin katılan vekili tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 26/04/2016 gün ve 2016/706 Esas, 2016/16326 sayılı kararıyla;
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Sanıklar hakkında, 24/08/2005 tarihli suça ilişkin olarak verilen beraat kararlarının temyizen incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, oybirliğiyle,
2-Sanık ... hakkında 20/09/2005 tarihli suça ilişkin olarak verilen mahkumiyet kararların temyizen incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununda nispi para cezalarının öngörülmeyip gün adli para cezasının öngörüldüğü, bu itibarla nispi para cezalarının tayininde emvalin miktarı ile 6831 sayılı Orman Kanun'un 91/1. maddesindeki para cezasının çarpımı sonucunda bulunan sonuç cezanın 1TL’nin altında kalıp 5335 sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki 5083 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 1 TL’nin altında kalan para cezaları hesaba alınmayacağından para cezası tayininin usul ve yasaya aykırı bulunduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümde yer alan "375 TL ADLİ PARA CEZASI ”ibareleri çıkarılmak suretiyle, başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
1-Öncelikle katılan ... idaresinin temyiz dilekçesi incelendiğinde, katılan vekilinin dilekçesinin açıklamalar bölümünün birinci paragrafında "mahkemece verilen 2013/243 E. ve 2014/115 K. sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır ve bozulması gerekir" demek suretiyle hükmün tamamını temyiz etme iradesini ortaya koymaktadır. Ayrıca katılan vekili adı geçen sanık hakkında kurulu hükümleri kısmen temyiz ettiğine ilişkin bir ibare kullanmamaktadır. Yine katılan vekili dilekçesinin sonuç ve istem kısmında "yukarıda açıklanan nedenlerle ve resen inceleme sonucu tespit edilecek nedenlerle... 2014/115 K. sayılı kararının bozulmasına karar verilmesini" diyerek hükmün tamamını temyiz ettiğini beyan etmiştir. Katılan vekilinin adı geçen sanık hakkında 12/08/2005 tarihli eyleme dair kurulu hükme yönelik ayrıntılı bir açıklamada bulunmamış olması hükmün bu bölümünü temyiz etmediği anlamına gelemeyeceği gibi, hiç bir neden göstermemesi hükmün bu kısmını temyiz etmediği sonucunu çıkartmaya yeterli değildir. Açıklanan nedenle öncelikle temyiz talebinin hükmün tamamına dair olduğunun kabulü ile temyiz incelemesinin bu yönden de yapılarak tamamlanması;
2-Dairenizin 10/11/2015 tarih ve 2016/706 karar sayılı ilamında ve geçmişte orman suçlarında temyiz incelemesi yapan yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 13/09/2012 tarih ve 2012/29825 karar sayılı ilamlarında değinildiği üzere eylemin kısa aralıklarla aynı bölme içinde işlenmesi hali TCK 43. maddesi kapsamında müteselsil olarak kabul edilmiştir. Olayımızda da sanığın aynı nitelikteki eylemini aynı yerde kısa zaman aralığında gerçekleştirdiği anlaşılmakla eylemin müteselsil olarak kabulü gerektiğinin düşünülmemesi usul ve yasalara aykırı görülmüştür.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
I-Dairenizin 26/04/2016 tarihli ve 2016/706 (E) ve 2016/16326 (K) sayılı ilamının CMK 308/2-3. maddesi kapsamında itirazımıza binaen incelenmesi ve yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA karar verilmesi,
II-İtiraz yerinde görülmediği takdirde, itiraz hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na TEVDİİ,
İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR:
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/07/2016 tarih ve 2016/219867 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan 6352 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 308/3. maddesi gözetilerek itirazın kabulüne,
2-Dairemizin 26/04/2016 tarih ve 2016/706 Esas, 2016/16326 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak sanık ... hakkında 12/08/2005 ve 20/09/2005 tarihli suçlara ilişkin olarak verilen mahkumiyet kararının temyizen yeniden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Yakacak nitelikte ağaç kesme eyleminin kısa aralıklarla, aynı bölme içinde işlenmesine göre; eylemin tek suç olarak nitelenerek, TCK'nın 43. maddesinin tatbiki suretiyle cezada artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2)5237 sayılı Türk Ceza Kanununda nispi para cezalarının öngörülmeyip gün adli para cezasının öngörüldüğü, bu itibarla nispi para cezalarının tayininde emvalin miktarı ile
6831 sayılı Orman Kanun'un 91/1. maddesindeki para cezasının çarpımı sonucunda bulunan sonuç cezanın 1TL’nin altında kalıp 5335 sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki 5083 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 1 TL’nin altında kalan para cezaları hesaba alınmayacağından para cezası tayininin usul ve yasaya aykırı bulunduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy