MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5977 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Biyogüvenlik Kanunu, 2. maddesinde, genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar (GDO), GDO’lardan elde edilen ürünler, GDO ve ürünleri, işleme, piyasaya sürme , bulaşan gibi önemli teknik terimlere dair tanımlara yer vermiştir. Buna göre:
Genetik yapısı değiştirilmiş organizma (GDO): Modern biyoteknolojik yöntemler kullanılmak suretiyle gen aktarılarak elde edilmiş, insan dışındaki canlı organizmayı,
GDO’lardan elde edilen ürünler: Kısmen veya tamamen GDO’lardan elde edilmekle birlikte GDO içermeyen veya GDO’dan oluşmayan ürünleri,
GDO ve ürünleri: Kısmen veya tamamen GDO’lardan elde edilen, GDO içeren veya GDO’lardan oluşan ürünleri,
İşleme: GDO ve ürünlerinin, gıda, yem veya diğer amaçlarla kullanılmasını sağlamak için yapılan ve ürünün ilk halini önemli ölçüde değiştiren herhangi bir faaliyeti,
Piyasaya sürme: Bu Kanun kapsamındaki her türlü ürünün bedelli veya bedelsiz olarak piyasaya arzını, ifade etmektedir.
5977 sayılı Kanun kapsamındaki ürünlerin ithali, üretimi, işlenmesi, çevreye serbest bırakılması gibi faaliyetler insan, hayvan ve çevre sağlığı bakımından dolayı önemi sebebiyle bir rejime tabi tutulmuş ve bu sisteme aykırı fiiller ise suç veya kabahat olarak tanımlanmıştır. Bu kapsamda olmak üzere;
Biyogüvenlik Kanunu’nun 15/1. maddesinde “GDO ve ürünlerini bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ithal etme, üretme veya çevreye serbest bırakma” fiili suç olarak tanımlanarak beş yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası yaptırımına bağlanmıştır.
Kanun'un 15/2. maddesi de, “Bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde ithal edilen veya işlenen GDO’ları veya GDO ve ürünlerini, ithal izninde belirlenen amaç ve alan dışında kullanma, satışa arz etme, satma veya devretme ya da bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alma, kabul etme, nakletme veya bulundurma” fiili suç olarak tanımlanmış ve dört yıldan dokuz yıla kadar hapis ve yedi bin güne kadar adli para cezası yaptırımına bağlanmıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince;
Karaman İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkililerince 04.12.2012 tarihinde Migros A.Ş ünvanlı işletmede yapılan denetim sırasında firmada bulunan " Fındık Kremeası- Sütlü Kakaolu" isimli üründen alınan numunenin Ankara Ulusal Gıda Referans Laboratuvar Müdürlüğüne gönderildiği, 26.12.2012 tarihli muayene ve analiz raporunda, ürün içerisinde GDO tespit edildiği belirtilmiş ise de, tespit edilen GDO limitine ilişkin bir ibarenin raporda yer almadığı, incelemeye konu ürünün, sanığın genel müdür ve yetkilisi olduğu Bursa İli Nülüfer İlçesinde faaliyet gösteren ... Tic. A.Ş tarafından üretildiğinin saptanması üzerine sanık hakkında 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'nun 15/2. maddesi uyarınca iddianame tanzim edildiği ve yapılan yargılama sonucu sanık hakkında anılan madde uyarınca mahkumiyetine dair karar verildiği görülmüş ise de; sanığın savunmasında, ... Tic. A.Ş isimli fabrikanın yetkilisi olduğunu, fabrikaya giren bütün hammaddelerin içeriğinde GDO bulunmadığına dair tedarikçi güvencesi alındığını, bu üründe GDO riski taşıyan hammaddenin soya lesitini olduğunu, bu ürünün temin edildiği firma tarafından sağlanan GDO bulunmadığına dair raporu ve ürünün yurda girişinin uygun olduğuna dair belgeyi dosyaya sunduklarını beyan etmesi, ... Ticaret Limited Şirketi tarafından ithal edilen soya lesitininin yurda girişinde sakınca bulunmadığına dair İstanbul İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün 31.10.2011 tarihli yazısı ve bu yazıya ilgili ürün içeriğinde GDO bulunmadığına dair eklenen analiz raporunun dosya içeriğinde mevcut olması karşısında, öncelikle sanığın yetkilisi olduğu firmanın suç tarihi itibari ile ... Ticaret Limited Şirketi haricinde başkaca bir firma yada firmalardan soya lesitini alıp almadığının ticaret odası ve ilgili kamu kurumlarından araştırılması, bu husus belirlendikten sonra sanığın üzerine atılı suç yönünden kastının bulunup bulunmadığı hususu ile birlikte değerlendirme yapılarak hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile yetinilmek suretiyle yazılı şekilde mahkumiyetine dair karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy